Tarihi Yarımada'dan Boğaziçi'ne İstanbul Notları
Doğu ile Batı'nın, kadim ile modernin ve deniz ile taşın kesiştiği yeryüzünün en büyüleyici şehri.

İstanbul bir kez keşfedilip bitirilebilecek bir şehir değildir. Ne zaman Tarihi Yarımada'nın dolambaçlı sokaklarına adım atsanız, daha önce fark etmediğiniz bir çeşme kitabesi, avlusu hanımelleriyle dolu bir Osmanlı medresesi ya da yerin altına uzanan serin bir Bizans su mahzeniyle karşılaşırsınız.
Büyük Valide Han ve Sessiz Çatılar
Kapalıçarşı'nın kalabalık ticaret koridorlarından sıyrılıp Mahmutpaşa yokuşundaki tarihi hanlara yöneldiğinizde, şehrin zanaat hafızasıyla karşılaşırsınız. Demir döven ustalar, gümüş parlatıcıları ve kumaş balyaları arasında kaybolmak, İstanbul'un sadece bir turizm kenti değil, yaşayan bir üretim organizması olduğunu anlamanın en kestirme yoludur.
"İstanbul'da her tepe, farklı bir yüzyılın gözleriyle denize bakar."
Boğaziçi Vapurlarının Huzuru
Bir şehri tanımanın en şiirsel yolu, onun suyunda yol almaktır. Eminönü'nden kalkan nostaljik bir Şehir Hatları vapuruyla Sarıyer'e doğru süzülürken iki yanda sıralanan ahşap yalılar, erguvan ağaçları ve hisarlar şehrin iki yakasını birbirine bağlayan efsunlu bir masal gibi önünüzden akar.
İstanbul'u Ayrıcalıklı Keşfedin
Sanat galerileri, özel Boğaz rotaları ve mimari turlar için bizimle iletişime geçin.
İletişim